81 yılın 60’ı

En son bir başkası için hiçbir beklentiye girmeden ne yaptın?

James Harrison’un bir ömür boyunca yaptığı kan bağışıyla kurtardığı hayatların hikayesini okuduğumda kafamda şimşek gibi çakan soru bu oldu. Kariyerimiz, planlarımız, hedeflerimiz, ilişkilerimiz derken “ben” dışında herhangi başka bir şeyi önemsemez hale gelen bünyelerimiz bu basit soruya cevap vermekte epey zorlanıyor.

Tüm dünya bizim etrafımızda dönerken, sonsuz bir hedonizm içinde debelenip bir başkası için önemli olabilecek hiçbir şey yapmıyoruz özünde. Halbuki James Harrison kanında keşfedilmiş az bulunan bir plazmanın doğmamış bebeklerin hayatını kurtarması için 81 yılın 60’ını her hafta kan vererek geçirmiş.

Hastalık zamanlarında arka arkaya 3 kere iğne olunca morluklardan edilen şikayetleri düşündüm de, 60 yıl her hafta kan vermenin nasıl bir fedakarlık olabileceğini daha iyi anlıyor insan. Ancak sonucunun 2.4 milyon bebeğin hayatını kurtardığı bir fedakarlık, egomuzun peşinde sürüklenirken içine düştüğümüz kaçınılmaz fedakarlıklarla kıyaslandığında daha bir yüceleşiyor. Günlük hayat dediğimiz cümbüşün içinde bir an soluklanıp “etrafıma ne faydam dokunuyor?” diye daha sık sormak gerektiğini hatırlatıyor insana.

Hayatın 81. yılında dönüp geriye baktığında sayende yaşayan 2.4 milyon bebek, soluklanmadan birinden ötekine koştuğun hedeflerden daha büyük bir tatmin sağlıyor olsa gerek.

james-harrison-blood-donor1-nc-nm-180515_hpMain_4x3_992

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s